Skullpanda'nın hikayesi, sanatçısı Xiong Miao'nun daha özgür ve sınırsız benliğinin bir yansıması olarak 2018 yılında başladı. Pop Mart, Skullpanda'yı gezegenler, alemler ve zamanlar arasında özgürce seyahat eden "evrensel bir simbiyot" olarak tanımlar. Bu karakter, yeniden doğuş, boyutlararası yolculuklar, özgürlük, bireysellik ve belirsizliği kucaklama gibi derin temaları işler.
Her bir blind box serisi (örneğin Ancient Castle, Winter Symphony, Image of Reality, Mirage), bu göçebe ruhun keşfettiği farklı bir "yaşamı" veya evreni sembolize eder. Skullpanda'nın tasarımları, gotik estetikle sürreal rüyaları harmanlayarak, her figürü bir mini sanat sergisi gibi hissettirir. Karakterin büyük gözleri ve astronot kaskı gibi belirgin özellikleri, sanatçının sanatsal özgürlük ve sınırsız ifadeye olan felsefi yaklaşımını yansıtır.
Xiong Miao'nun film, mimari ve video oyunu tasarımı gibi multidisipliner geçmişi, Skullpanda'nın zengin hayal gücüne ve fantastik unsurlarına ilham verir. Bu sayede Skullpanda, sadece bir oyuncak olmanın ötesine geçerek, varoluşsal özgürlüğün, kozmik merakın ve sürekli tekrarlanan ruh döngüsünün giyilebilir bir sembolü haline gelir.